14 saat önce | Okunma Sayısı : 103
Ramazan ayında tatlı tüketimi tamamen yasaklanmıyor ancak zamanlama, porsiyon ve içerik seçimi önem kazanıyor. İstanbul Rumeli Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Şefika Aydın Selçuk, gün boyu süren açlık sonrası metabolik sürecin hassaslaştığını belirterek iftar sonrası yüksek şekerli tatlılara karşı dikkatli olunması gerektiğini açıkladı. Bu dönemde yapılacak tercihler, kan şekeri dengesi ve enerji depolanması açısından belirleyici oluyor.
Selçuk, uzun süreli açlığın ardından vücudun kan şekerini dengelemek üzere farklı bir fizyolojik sürece girdiğini ifade etti. İftarla birlikte alınan karbonhidratların kan şekerini yükselttiğini, pankreasın salgıladığı insülinin glukozu hücrelere taşıdığını belirtti. İftarın hemen ardından yüksek şeker içeren tatlıların tüketilmesinin kan şekerinde ani dalgalanmalara yol açabileceğini ve vücudu fazla enerjiyi depolamaya yönlendirebileceğini kaydetti.
Şerbetli tatlıların yüksek şeker içeriği nedeniyle daha fazla metabolik yük oluşturabileceğini belirten Selçuk, fruktozdan zengin tatlıların karaciğerde trigliserid üretimini artırabileceğini ifade etti. Uzun süreli açlık sonrası sindirim sisteminin yavaş bir başlangıç yaptığını aktaran Selçuk, bu süreçte yoğun şekerli tatlı tüketiminin hem kan şekeri hem de tokluk hormonları üzerinde dengesizlik oluşturabileceğini bildirdi.
Tatlı tüketiminin yalnızca kalori üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Selçuk, ultra işlenmiş ürünlerin bağırsak mikrobiyotası ve inflamatuvar yanıtlar üzerinden metabolik sağlığı etkileyebileceğini belirtti. Besin kalitesi ve işlenmişlik düzeyinin göz önünde bulundurulmasının önem taşıdığını ifade etti.
Selçuk, Ramazan döneminde ölçülü tüketimin temel kriter olduğunu kaydetti. Sütlü tatlıların haftada 2–3 kez küçük bir kâseyle sınırlandırılabileceğini, güllacın haftada 1–2 kez orta bir dilim şeklinde tercih edilebileceğini belirtti. Meyve ve yoğurt kombinasyonlarının daha sık tüketilebileceğini ifade eden Selçuk, şerbetli tatlıların haftada 1 kez küçük bir dilimle sınırlandırılmasının daha dengeli bir yaklaşım olacağını aktardı.
Çikolata ve paketli tatlıların rutin hale getirilmemesi gerektiğini belirten Selçuk, alternatif olarak iftar sonrası 1–2 adet hurma ile az miktarda ceviz tüketilebileceğini söyledi.
Selçuk, Ramazan’da tatlı tüketiminin yasak meselesi olmadığını, bilinçli seçimler ve kontrollü porsiyonlarla hem sofraların keyfinin korunabileceğini hem de metabolik dengenin desteklenebileceğini ifade etti. Uzmanlar, özellikle iftar sonrası besin tercihlerinin uzun vadeli metabolik sağlık açısından izlenmeye devam edileceğini belirtiyor.
