5 ay önce | Okunma Sayısı : 220
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırılarını sonlandırmak amacıyla, Vladimir Putin ve Donald Trump ile yapılacak üçlü bir zirveye açık olduğunu belirtti. Bu açıklama, Pazartesi günü ABD Başkanı Donald Trump’ın Beyaz Saray’da Avrupalı ve Ukraynalı liderlerle gerçekleştirdiği görüşmenin ardından geldi.
Trump’ın geçtiğimiz günlerde Putin’le yaptığı özel görüşmenin ardından düzenlenen toplantıda ana gündem, Ukrayna’nın barış sürecine dahil olması için ihtiyaç duyduğu güvenlik garantileri oldu. Zelenski, güçlü bir Ukrayna ordusu ve NATO benzeri bir güvenlik şemsiyesi talep etti.
Toplantıya katılan Avrupa liderleri, Rusya’nın giderek artan saldırganlığına karşı ABD’nin desteğini netleştirmek istediklerini vurguladı. ABD tarafında ise Trump, barış anlaşmasının önemine dikkat çekerek “Koruma sağlamak istiyorlar, biz de yardımcı olacağız” dedi.

Trump, Ukrayna’nın güvenliği için ABD askerinin doğrudan dahil olmasına dair bir açıklamadan kaçındı. Ancak NATO benzeri bir yapının masada olduğunu ve detayların Avrupa liderleriyle yapılacak öğleden sonraki görüşmede netleşeceğini ifade etti.
Trump, barışa yönelik herhangi bir anlaşmanın sorumluluğunun büyük ölçüde Zelenski’ye ait olduğunu belirterek, sürecin ilerlemesi için Kiev’in bazı tavizler vermesi gerektiğini ima etti.
Toplantıya katılan Cumhuriyetçi senatör J.D. Vance, bu kez kamuoyuna açık bölümde sessiz kaldı. Ancak geçtiğimiz Şubat ayında Oval Ofis’te yaşanan gerginlik hâlâ hafızalarda. O dönem Vance, Zelenski’nin Trump’la yaşadığı anlaşmazlığı kamuoyuna taşımasını “saygısızlık” olarak nitelendirmişti. Trump ise Zelenski’yi “nankör” olmakla suçlamış ve ABD’nin desteği konusunda açık uyarılarda bulunmuştu.
Zelenski’nin üçlü zirveye açık olduğunu ilan etmesi, barışa dair yeni bir umut yaratsa da sürecin ABD ve AB’den gelecek güvenlik garantilerine bağlı olacağı görülüyor. Ukrayna yönetimi, yalnızca diplomatik çözüme değil, aynı zamanda askeri destek ve uzun vadeli güvenlik taahhütlerine ihtiyaç duyduğunu açıkça ortaya koydu.
Önümüzdeki günlerde AB liderleriyle yapılacak temaslar, sürecin şekillenmesinde kritik rol oynayacak. Trump’ın tavrı ise, barış sürecinde ABD’nin nasıl bir pozisyon alacağını belirleyecek ana unsur olarak öne çıkıyor.
Ap News