2 hafta önce | Okunma Sayısı : 217
İklim değişikliğinin etkileriyle birlikte uçuşlarda yaşanan açık hava türbülansının sıklığı ve şiddeti artarken, bilim insanları bu riske karşı yeni çözümler üzerinde çalışıyor. Son araştırmalar, özellikle Kuzey Atlantik’te şiddetli açık hava türbülansının 1979 yılına kıyasla yüzde 55 arttığını ortaya koydu.
Açık hava türbülansı, fırtına ya da bulut gibi görsel işaretler olmadan, açık ve sakin gökyüzünde meydana gelmesi nedeniyle pilotlar tarafından önceden tespit edilmesi zor bir olgu olarak tanımlanıyor. Uzmanlar, bu tür türbülansın küresel ısınmayla birlikte daha da yaygınlaşacağını belirtiyor.
İngiltere’de Reading Üniversitesi Meteoroloji Bölümü Başkanı Paul Williams’ın yürüttüğü çalışmalara göre, açık hava türbülansındaki artışın temel nedeni, üst atmosferdeki jet akımının güçlenmesi. Deniz seviyesinden yaklaşık 10 ila 12 kilometre yükseklikte esen jet akımında, sıcaklık farklarının artması rüzgar makasını güçlendiriyor ve bu durum türbülans riskini artırıyor.
Williams, Kuzey Amerika’da da şiddetli açık hava türbülansının 1979’a göre yüzde 41 arttığını, emisyonlar azaltılmazsa bu artışın önümüzdeki yıllarda iki katına çıkabileceğini ifade ediyor.
Açık hava türbülansının radar ve uçak sistemleriyle doğrudan tespit edilememesi, tahminleri zorlaştırıyor. Ancak gelişen uydu gözlemleri ve atmosfer modelleri sayesinde tahmin doğruluğunun yüzde 75–80 seviyelerine yükseldiği belirtiliyor.
Buna rağmen, türbülans riskinin artış hızının, tahmin teknolojilerindeki gelişmenin önünde olduğu vurgulanıyor.
Artan türbülansa karşı mühendisler ve bilim insanları, doğadan ilham alan çözümlere yöneliyor. Princeton Üniversitesi’nde yürütülen çalışmalarda, kuşların özellikle beklenmedik türbülans koşullarında uçuşlarını nasıl dengede tuttukları araştırılıyor.
Araştırmacılar, kuş kanatlarındaki “örtü tüyleri”ni taklit eden küçük kanatçıkların, uçaklarda durma riskini azaltabileceğini ve uçuş stabilitesini artırabileceğini ortaya koydu. 2024 yılında yayımlanan hakemli bir çalışmada, bu tür biyolojik esinli tasarımların uçakların güvenli çalışma sınırlarını genişletebileceği belirtildi.
Geçmişte yaşanan ciddi türbülans olayları, emniyet kemerinin önemini bir kez daha gündeme getiriyor. Uzmanlara göre, türbülans kaynaklı yaralanmaların büyük bölümü emniyet kemeri takılı olmayan yolcularda görülüyor.
Bilim insanları, iklim değişikliğiyle birlikte türbülansın kaçınılmaz olarak artacağına dikkat çekerken, kısa vadede yolcu güvenliği açısından en etkili önlemin emniyet kemerinin uçuş boyunca takılı tutulması olduğunu vurguluyor.
cbc.ca/