5 ay önce | Okunma Sayısı : 233
Memur-Sen’den yapılan açıklamada, pazarlık masasına sadece maaş ve ücret artışı değil, kamu çalışanlarının itibarı ve insanca yaşam mücadelesiyle oturulduğu vurgulandı. Sendika, adaletli ve hakkaniyetli bir çözüm için gösterdikleri iradeye rağmen, Kamu İşvereni’nin tekliflerinin gerçeklikten uzak ve yetersiz olduğu ifade edildi.
Memur-Sen, görüşmeler süresince Kamu İşvereni’nin sunduğu %10 + %6 ve %4 + %4 gibi tekliflerin kabul edilemeyecek düzeyde olduğunu belirterek, kamuoyunun beklentilerinden kopuk bir yaklaşımla karşı karşıya kaldıklarını ifade etti. Sendika, bu teklifleri reddettiklerini ve daha güçlü bir teklif gelene kadar Türkiye genelinde eylemlerle mücadeleye devam edeceklerini duyurdu.
18 Ağustos’ta Memur-Sen öncülüğünde ülke genelinde düzenlenen “Emeğimiz, Ekmeğimiz, Geleceğimiz İçin Eylemdeyiz” mitingleri, kamu çalışanlarının taleplerine güçlü bir destek oldu. Hazine ve Maliye Bakanlığı’na yürüyüşle devam eden eylemler sonrası Kamu İşvereni, nihai teklifini 2026 yılı için %11 + %7 olarak güncelledi. Ancak bu oran da sendika tarafından yeterli bulunmadı.
Memur-Sen, “Bu teklif son teklif olamaz” diyerek görüşmelerdeki kararlılıklarını bir kez daha vurguladı. Eylem takvimi kapsamında çeşitli şehirlerde gerçekleştirilen açıklamalar, mitingler ve sendikal etkinliklerle kamuoyu oluşturulurken, bu sürecin sadece bir ücret pazarlığı olmadığının altı çizildi.
Sendika, “Alın terinin hakkını savunmaya, emeğin karşılığını aramaya devam edeceğiz” mesajıyla, mücadelelerinin sona ermediğini, aksine daha da güçlenerek süreceğini belirtti.
Memur-Sen’in açıklamasının sonunda şu ifadelere yer verildi:
“Emekçinin alın terini yok sayan bu sürecin mimarı Kamu İşvereni’dir. Bizler, emeği ve hakkı savunmaktan geri durmayacağız. Sorun çözülmeden masa kapanmış sayılmayacak. Mücadelemiz sürecek.”