1 ay önce | Okunma Sayısı : 122
İmamoğlu: Bu fotoğraf iktidarın çaresizliğinin karesidir
CHP’nin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, Silivri Cezaevi’nden T24 aracılığıyla yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın muhalefet liderleriyle verdiği fotoğrafın “iktidarın çaresizliğini” gösterdiğini söyledi. İmamoğlu, “Muhalif liderlerle fotoğraf vermek için gösterilen bu gayret, yıllarca hakaret ettiği kişilere meşruiyet arayışıyla yönelen bir iktidarın zayıflığını yansıtıyor” dedi.
“Toplumun tepkisi, iktidarın yarattığı kutuplaşmanın sonucudur”
İmamoğlu, fotoğraf tartışmalarıyla ilgili olarak, “Bir fotoğrafın bile bu kadar tepki çekmesinin tek sorumlusu Cumhurbaşkanı ve onun yürüttüğü siyaset anlayışıdır. Bu tepkiler, toplumun kutuplaşmaya duyduğu yorgunluğun bir göstergesidir” ifadelerini kullandı.
Tutuklu olduğu için sosyal medyayı doğrudan takip edemediğini belirten İmamoğlu, “Biz kimseyi kimseye kışkırtmıyoruz. Yaşananları gerginlik değil, demokrasiye verilen bir uyarı olarak görüyorum” dedi.
“DEM Parti’nin tavrı değerlidir”
DEM Parti’nin, 19 Mart’tan bu yana yaşanan hukuksuzluklara karşı duruşunun önemli olduğunu belirten İmamoğlu, “Biz Demirtaş ve Yüksekdağ’ın özgürlüğünü yıllardır savunuyoruz. Hukuksuzluğa kim maruz kalırsa kalsın, buna karşı durmak tüm demokratların görevidir” diye konuştu.
“İktidar hem Demirtaş’ı hem Yüksekdağ’ı içeride tutarak pazarlık yapıyor”
AİHM kararına rağmen tahliye edilmeyen Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’a ilişkin soruya İmamoğlu, “Her ikisi de siyasi faaliyetlerinden dolayı cezaevinde. 2013-2015 arasında suç sayılmayan fiiller, daha sonra suç haline getirildi. Bugün hâlâ içerideler çünkü iktidar bu durumu müzakere kozu olarak kullanıyor” yanıtını verdi.
İmamoğlu, “İktidar hem Demirtaş’ı hem de diğer siyasileri örgütle ve DEM Parti’yle yürütülecek görüşmelerde elinde koz olarak tutuyor. Samimi, tutarlı ve ciddi değiller. İnsanların hayatını siyasi hesapları uğruna çalıyorlar” dedi.
“Türkiye ağır bir baskı dönemi yaşıyor”
İmamoğlu, ülkedeki siyasal atmosferi “boğucu” olarak nitelendirdi. “Yalnız CHP’liler değil, tüm demokratlar endişeli. Bizim mücadelemiz bir parti mücadelesi değil, milletin mücadelesidir. Kurtuluş tek başına olmaz, ya hep beraber ya hiçbirimiz” ifadelerini kullandı.
“Cemevleri Alevi vatandaşların ibadethanesidir”
Cemevlerinin statüsüne ilişkin MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamalarını değerlendiren İmamoğlu, “Cemevlerinin ibadethane olarak tanınması gerekir. Bu konuda CHP olarak yıllardır aynı yerde duruyoruz. Alevi yurttaşlarımızın taleplerinin karşılanması demokrasi ve eşit vatandaşlık açısından zorunludur” dedi.
İmamoğlu, iktidarın son dönemdeki açılımlarını “samimiyetsiz” olarak nitelendirerek, “Bu adımlar eşit vatandaşlık için değil, otoriter düzeni sürdürme çabasıdır. Toplumsal barışa giden yol, seçim ve demokratik değişimdir” şeklinde konuştu.
“Gazze’de barış denetim ve adaletle mümkündür”
Gazze’deki ateşkes anlaşmasına ilişkin değerlendirmesinde İmamoğlu, “Barış sadece silahların susması değildir. Filistin halkının güvenle yaşadığı, adaletin tesis edildiği bir düzen kurulmadıkça kalıcı barıştan söz edilemez. Türkiye iki devletli çözüm için ağırlığını koymalıdır” dedi.
“Tek çaremiz sandık”
İmamoğlu, konuşmasının sonunda “İktidarın sorunları çözme kabiliyeti kalmadı. Eşit vatandaşlık, özgürlük ve adalet için tek çare seçimdir” ifadesini kullandı.
Anka