1 hafta önce | Okunma Sayısı : 154
Ekonomist Mahfi Eğilmez, emekli maaşlarına yapılan artışların enflasyon karşısında satın alma gücünü ne ölçüde telafi ettiğini matematiksel hesaplamalarla ele aldı. Eğilmez’in değerlendirmesinde, 2025 ve 2026 yıllarında SSK, BAĞ-KUR ve memur emeklilerine uygulanan zam oranlarının, gerçekleşen ve beklenen enflasyonla uyumu sorgulandı.
Eğilmez’in örneğinde, 2025 yılı başında maaşları 100 lira kabul edilen bir SSK veya BAĞ-KUR emeklisi ile bir memur emeklisinin, yıl içinde farklı oranlarda zam aldığına dikkat çekildi. Temmuz 2025’te SSK ve BAĞ-KUR emeklilerine yüzde 16,67, memur emeklilerine ise yüzde 15,57 oranında artış yapıldığı hatırlatıldı.
Bu artışlarla SSK ve BAĞ-KUR emeklisinin maaşı 116,67 liraya, memur emeklisinin maaşı ise 115,57 liraya yükseldi. Aynı yıl için ortalama yıllık enflasyonun yüzde 34,88 olarak hesaplandığı belirtilirken, her iki grubun da satın alma gücündeki kaybın tam olarak telafi edilmediği vurgulandı.
2026 yılı başında yapılan düzenlemelerle SSK ve BAĞ-KUR emeklilerine yüzde 12,19, memur emeklilerine ise yüzde 18,60 oranında maaş artışı uygulandı. Eğilmez, her iki grubun da 2025 yılında aynı oranda enflasyon kaynaklı kayıp yaşamasına rağmen artış oranlarının neden farklı belirlendiğinin ayrı bir sorun olarak ortada durduğunu ifade etti.
Yapılan bu artışların, her ne kadar 2026 yılı için yapılmış görünse de fiilen 2025 yılında kaybedilen satın alma gücünü geriye dönük olarak telafi etmeye yönelik olduğu değerlendirmesi paylaşıldı.
Merkez Bankası sektörel enflasyon beklentileri anketine göre 2026 yılı sonu enflasyon beklentisinin yüzde 23,55 ile yüzde 50,90 arasında değiştiği, Orta Vadeli Program’da (OVP) ise yüzde 16 olarak öngörüldüğü hatırlatıldı. Devletin resmi tahmini olan yüzde 16’lık oranın kabul edilmesi halinde dahi, bunun en az yarısının 2026 yılının ilk yarısı için yapılan artışlara eklenmesi gerektiği belirtildi.
Bu varsayımla yapılan hesaplamada, SSK ve BAĞ-KUR emeklileri için artış oranının yüzde 12,19 yerine yüzde 20,19, memur emeklileri için ise yüzde 18,60 yerine yüzde 26,60 olması gerektiği ifade edildi. Eğilmez, her iki grup için de yüzde 25 civarında bir artışın, geçmiş satın alma gücü kaybını telafi eden ve 2026’nın ilk yarısını kapsayan daha dengeli bir oran olabileceğini değerlendirdi.
Değerlendirmede, enflasyonla mücadelenin ücretlilerin satın alma gücünü azaltarak değil, ekonomik ve sosyal alanlarda yapısal reformlar yapılması ve kamu kesiminde israfın önlenmesiyle mümkün olabileceği görüşüne yer verildi.