3 ay önce | Okunma Sayısı : 211
Gazeteci Ceylan Sever'in aktardığına göre,yeni adli yılın açılışıyla birlikte, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yolsuzluk iddiaları yeniden gündeme geldi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek, gazetecilerin sorularını yanıtlarken, soruşturmada iddianame yazım sürecine geçildiğini açıkladı. Gürlek, dosyada güçlü delillerin yer aldığını belirtti.
Gürlek, İBB’ye yönelik soruşturmayı “100 yılın en büyük yolsuzluk dosyası” olarak tanımladı. 6 ay önce başlatılan operasyon sonrasında iddianamenin yazım sürecine girildiğini duyurdu. “Aslında çok kısa bir süre bu. Kimse adli tatil bile yapmadı” diyerek sürecin hızlı ilerlediğini vurguladı.
Gürlek ayrıca, tanık beyanlarının tek başına tutuklama için kullanılmadığını belirterek, “Bizde sadece tanık beyanıyla tutuklu kimse yok. Beyanı delillendirmeden tutuklamıyoruz” ifadelerini kullandı.
CHP’nin, İBB davalarının kamuoyuna açık ve canlı yayınlanması yönündeki talebine de yanıt veren Gürlek, “Kanunda böyle bir düzenleme yok. Ancak değişiklik yapılırsa olabilir. Biz dosyamıza güveniyoruz. Canlı da olsa, basına kapalı da olsa gerekli deliller dosyamızda var” diyerek iddiaların şeffaflıkla incelenmesine açık olduklarını belirtti.
Bazı sanıkların etkin pişmanlık sürecinde baskı gördüğüne dair iddialara da yanıt veren Gürlek, kimseye baskı yapılmadığını vurguladı. “Avukatlar müvekkilleri adına sürekli etkin pişmanlık başvurusu yapıyor. Tam tersi, itirafçı olanlara ‘konuşma’ diye baskı yapan avukatlar vardı, onları da tutukladık” dedi.
Örnek olarak Ertan Yıldız’ın itirafçı olmasının ardından ailesine tehditler geldiğini ve koruma sağlandığını açıkladı. Ayrıca 37 farklı avukatın dosyayla ilgilendiğini de belirtti.
Soruşturmanın önceden sızdırıldığı iddialarına da değinen Gürlek, “Operasyonu ilk öğrenen kişi Murat Kapki. Bir günde 8 malını devretti, mallarını kaçırmaya çalıştı. Harekete geçtik, mal varlıklarına tedbir koyduk” diyerek delillere dayalı müdahale ettiklerini ifade etti.
İBB Kent Uzlaşısı dosyasının, olası bir barış sürecini etkileyip etkilemeyeceğine dair soruya ise Gürlek, “O süreç başka. Biz de çözüme ulaşılmasını isteriz ancak hukuken yapılacaklar belli. Kanun neyse o” yanıtını verdi.