1 ay önce | Okunma Sayısı : 131
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) eylül ayına ilişkin işgücü istatistiklerini yayımladı. Resmî işsizlik oranı yüzde 8,6 seviyesinde sabit kalırken, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan geniş tanımlı işsizlik oranı (atıl işgücü) yüzde 28,6 olarak gerçekleşti. Gerçek işsizlik oranındaki yüksek seviye, işgücü piyasasındaki yapısal sorunlara yeniden dikkat çekti.
İşsiz sayısı 3 milyon 75 bin kişi oldu
Hanehalkı İşgücü Araştırması’na göre, 15 yaş ve üzeri nüfusta işsiz sayısı eylül ayında bir önceki aya göre 12 bin kişi artarak 3 milyon 75 bine yükseldi. İşsizlik oranı değişim göstermeyerek yüzde 8,6 seviyesinde kaldı.
Cinsiyete göre işsizlik farkı
Verilere göre işsizlik oranı erkeklerde yüzde 7,4 olurken, kadınlarda yüzde 11,1 olarak tahmin edildi. Bu fark, kadınların işgücü piyasasında karşılaştığı yapısal engellerin sürdüğüne işaret etti.
Atıl işgücü oranı yüzde 28,6
Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı eylülde yüzde 28,6 olarak kaydedildi. Bu oran, bir önceki aya göre 1,2 puan geriledi. TÜİK’e göre zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 18,0 olurken, işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı yüzde 20,5 olarak hesaplandı.
Gerçek işsizlik yüksek seyrini sürdürüyor
Ekonomistler, resmî işsizlik oranının düşük görünmesine karşın, geniş tanımlı işsizliğin Türkiye’deki istihdam sorununu daha net ortaya koyduğunu belirtiyor. Atıl işgücü oranı, düzenli iş aramayan veya eksik istihdamda çalışan kişileri de kapsadığı için “gerçek işsizlik” göstergesi olarak değerlendiriliyor.
İstihdam oranı yüzde 49,6 seviyesinde
TÜİK verilerine göre istihdam oranı yüzde 49,6 seviyesinde gerçekleşti. Erkeklerde istihdam oranı yüzde 67,2 olurken, kadınlarda yüzde 32,2 olarak açıklandı.
Genç işsizlik oranı yüzde 15,1
15–24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 15,1 olarak ölçüldü. Genç kadınlarda işsizlik oranı yüzde 19,8 olurken, erkeklerde yüzde 13,2 seviyesinde gerçekleşti.
Ekonomik görünüm ve değerlendirme
Uzmanlar, son dönemde işgücü piyasasında gözlenen durgunluğun istihdam artışını sınırladığını ve yüksek enflasyon ortamının reel ücretleri baskıladığını belirtiyor. Geniş tanımlı işsizlikteki yüksek seyrin, iş gücü piyasasında yapısal dönüşüm ihtiyacını ortaya koyduğu ifade ediliyor.