1 gün önce | Okunma Sayısı : 42
Silivri’de tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu, cezaevindeki hücresinden kaleme aldığı yazıda iktidara yönelik “süreç” eleştirilerinde bulundu. İmamoğlu, “Tarihsel önem taşıyan bir süreçte bile toplumu birleştiremediler. Çünkü onların hesabı çözüm değil, yine koltuktu” ifadelerini kullandı.
Sözcü gazetesinde yayımlanan yazısında İmamoğlu, “Terörsüz Türkiye” süreci olarak adlandırılan dönemde Kürt meselesine ilişkin demokratik bir yaklaşım geliştirilmediğini savundu. İktidarın bu süreçte susmayı, oyalamayı ve zamana oynamayı tercih ettiğini belirtti.
İmamoğlu, Kürt meselesinin demokratik bir akılla ele alınması gerektiğini ifade ederek, iktidarın bu yönde bir irade ortaya koymadığını ileri sürdü. Yazısında, toplumsal uzlaşıyı güçlendirecek adımların atılmadığını ve sürecin siyasi hesaplara indirgendğini kaydetti.
İmamoğlu, Türkiye’nin geçmişte birçok kriz ve darbe yaşadığını ancak her defasında toplumun iradesiyle bu dönemlerin aşıldığını hatırlattı. Mevcut tablonun sıradan bir yönetim zafiyeti olmadığını belirterek, bunun bilinçli bir tercih olduğunu savundu.
Yazısında 19 Mart sürecine de değinen İmamoğlu, yaşananları hukuki bir soruşturma olarak nitelendirmedi. “Buna hukuk denilemez, bağımsız yargı ile açıklanamaz. Bu, düpedüz siyasi bir darbedir” ifadelerini kullandı.
İktidarın sandıkta yenemediği rakiplerine karşı yargıyı devreye soktuğunu öne süren İmamoğlu, adalete olan güvenin ciddi şekilde zedelendiğini belirtti. Adalet mekanizmasının zayıflamasının ekonomi, toplumsal huzur ve devletin itibarı üzerinde doğrudan etkileri olduğunu dile getirdi.
İmamoğlu, mücadelesinin bir koltuk mücadelesi olmadığını vurgulayarak, bunun milletin haklarını geri alma ve demokratik düzeni yeniden kurma hedefi taşıdığını ifade etti. Türkiye’nin kurumlarla yönetilen, hukuk ve liyakat esaslı bir yapıya kavuşması gerektiğini belirtti.
Yazısını Silivri’den kaleme aldığını hatırlatan İmamoğlu, korkmadığını ve geri adım atmadığını ifade etti. Türkiye’nin geleceğinin sandıkla belirleneceğini vurgulayarak, kararın millete ait olduğunu kaydetti.