1 gün önce | Okunma Sayısı : 113
Eş Genel Başkan Tuncer Bakırhan, haftalık TBMM Grup Toplantısı’nda güncel siyasi gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakırhan, konuşmasında Paris Mutabakatı, Rojava’daki son durum, Suriye’de Kürtlerin statüsü ve Türkiye’de demokrasi başlıklarını ele aldı.
Bakırhan, ESP Eş Genel Başkanı Murat Çepni’nin de aralarında bulunduğu yaklaşık 100 kişinin gözaltına alındığını hatırlatarak, gazetecilere, siyasetçilere ve demokratik kitle örgütlerine yönelik operasyonların kabul edilemez olduğunu söyledi. Haber yapmanın, örgütlenmenin ve ekoloji mücadelesi yürütmenin suç olmadığını ifade etti.
Rojava’ya yönelik dayanışma yürüyüşleri nedeniyle çok sayıda gözaltı ve tutuklama yaşandığını belirten Bakırhan, Rojava ile dayanışmanın suç olmadığını dile getirdi. Diyarbakır’da toplanan ve Kobanî’ye gönderilmek istenen yardım tırlarının Mürşitpınar Sınır Kapısı’nda bekletildiğini hatırlatarak, kapının açılması ve yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması çağrısı yaptı.
Ekonomik koşulların emekçileri zorladığını söyleyen Bakırhan, Migros depo işçilerinin yürüttüğü direnişi selamladı. İşçilerin insani çalışma koşulları ve ücret taleplerinin meşru olduğunu ifade etti.
Bakırhan, Kürtlerin itirazlarının yüz yıllık inkar ve statüsüzlük politikalarına dayandığını söyledi. 1919–1922 döneminde kurtuluş gücü olarak görülen Kürtlerin, 1923’ten sonra hukuk dışına itildiğini belirterek, Mahabat Cumhuriyeti, Enfal ve Halepçe gibi tarihsel örneklere atıfta bulundu.
Bakırhan, 10 Ocak 2026’da açıklanan Paris Mutabakatı’nı, yüz yıllık diplomatik dışlanmanın yeni bir halkası olarak niteledi. Buna rağmen Kürtlerin ulusal bilincinin ve direnişinin sürdüğünü söyledi. Kürtlerin yaşadıkları ülkelerde eşit yurttaşlık, dil ve kimlik haklarının tanınmasını talep ettiğini vurguladı.
29 Ocak’ta Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi ile Şam Yönetimi arasında imzalanan mutabakatı değerlendiren Bakırhan, anlaşmanın Suriye’nin demokratik geleceği açısından önemli olduğunu söyledi. Anlaşmanın kademeli entegrasyon, yerel hakların korunması ve kalıcı ateşkes açısından önem taşıdığını belirtti. Afrin ve Serekaniye başta olmak üzere yerinden edilenlerin geri dönüşünün sağlanması gerektiğini ifade etti.
Bakırhan, Türkiye’de Kürtlere yönelik açık ve örtük ırkçılığın yaygınlaştığını söyledi. Sosyal medyada ve medyada üretilen nefret söylemine karşı hukuki yaptırım uygulanmadığını, buna karşın barışçıl dayanışma eylemlerinin soruşturmalara konu edildiğini dile getirdi.
Bakırhan, sürecin ilerlemesi için TBMM’nin aktif rol üstlenmesi gerektiğini söyledi. Kayyım uygulamaları, siyasi tutuklular ve demokratikleşme başlıklarında yasal adımlar atılması çağrısında bulundu. Çözümün diyalog ve müzakereyle mümkün olacağını ifade etti.