1 hafta önce | Okunma Sayısı : 140
Kan tahlilinde hangi değer ne anlama geliyor sorusu, laboratuvar sonuçlarını değerlendiren hastalar tarafından en sık yöneltilen başlıklar arasında yer alıyor. Uzmanlara göre kan testleri; enfeksiyon, anemi, karaciğer ve böbrek fonksiyonları ile hormonal denge hakkında önemli veriler sunuyor. Ancak tek bir parametreyle tanı konulmadığı, sonuçların klinik tabloyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Hemogram parametreleri neyi gösteriyor
Tam kan sayımı olarak bilinen hemogram testinde WBC (lökosit), RBC (eritrosit), HGB (hemoglobin), HCT (hematokrit) ve PLT (trombosit) gibi değerler yer alıyor.
WBC yüksekliği genellikle enfeksiyon veya inflamasyonla ilişkilendirilirken, düşüklüğü bağışıklık baskılanmasını gösterebiliyor. RBC, HGB ve HCT düşüklüğü anemiye işaret edebiliyor. MCV, MCH ve MCHC değerleri ise aneminin tipine yönelik bilgi veriyor. RDW yüksekliği, demir, B12 veya folat eksikliğiyle bağlantılı olabiliyor.
Trombosit (PLT) düşüklüğü kanama riskini artırırken, yüksekliği bazı inflamatuvar durumlarla ilişkilendirilebiliyor.
Karaciğer ve böbrek testleri
AST ve ALT enzimlerindeki artış, karaciğer hücre hasarına işaret edebiliyor. GGT ve ALP değerleri safra yolları ve kemik metabolizması hakkında bilgi veriyor. LDH yüksekliği ise genel hücre yıkımı göstergesi olarak değerlendiriliyor.
BUN (üre) ve kreatinin değerleri böbrek fonksiyonlarını yansıtıyor. Kreatinin yüksekliği, böbreklerin süzme kapasitesinde azalmaya işaret edebiliyor.
Kan şekeri ve kolesterol değerleri
Glukoz ve HbA1c, diyabet riskinin değerlendirilmesinde kullanılıyor. HbA1c son üç aylık ortalama kan şekeri düzeyini gösteriyor. Açlık insülin düzeyi ve HOMA-IR ise insülin direncinin hesaplanmasında referans kabul ediliyor.
Lipid panelinde yer alan total kolesterol, LDL, HDL ve trigliserid değerleri kalp-damar hastalığı riskinin belirlenmesinde dikkate alınıyor.
Tiroid ve hormon testleri
TSH, tiroid bezinin çalışmasını düzenleyen temel hormon olarak ölçülüyor. Yüksek TSH hipotiroidiyi, düşük TSH hipertiroidiyi düşündürebiliyor. fT3 ve fT4 aktif tiroid hormonları olarak değerlendiriliyor.
Kortizol, stres yanıtını; FSH ve LH üreme sistemini; prolaktin, testosteron, östrojen ve progesteron ise hormonal dengeyi yansıtıyor.
Vitamin, mineral ve diğer göstergeler
D vitamini (25-OH D3), bağışıklık ve kemik sağlığı açısından takip ediliyor. B12 ve folat eksiklikleri sinir sistemi ve hücre yenilenmesi üzerinde etkili olabiliyor.
Demir ve ferritin değerleri demir depolarını gösterirken, magnezyum, çinko, kalsiyum ve fosfor kas ve kemik sağlığı açısından önem taşıyor.
Sodyum, potasyum ve klor gibi elektrolitler ise sıvı ve asit-baz dengesini düzenliyor. ANA, ENA ve RF gibi testler otoimmün hastalık şüphesinde; IgE ve diğer immünoglobulinler ise bağışıklık sistemi değerlendirmesinde kullanılıyor.
Gusholder Haber Bülteni
Uzmanlar, kan tahlili sonuçlarının referans aralıkları içinde olsa dahi şikâyetlerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, yorumun hekim tarafından yapılmasının önem taşıdığını belirtiyor.