CHP'ye lüzum yok, MHP var!
Bu iddialar Star Gazetesi yazarı Ahmet Kekeç'e ait.
Kekeç yazısında CHP ile MHP arasındaki genetik ortaklığı "canlı kanlı" dediği örenekleriyle ortaya koyuyor.
Durum saptamasıydı sadece yaptığım ama çok tepki aldım diyen gazeteci, bakın meramını bu sefer nasıl anlatıyor:
CHP'ye lüzum yok, MHP var!
Bahçeli, Baykal'ın amcaoğludur... Böyle dedim diye işitmediğim küfür, almadığım tehdit kalmadı.
Bir durum saptamasıydı alt tarafı. Bir yorumdu.
Parlamentodaki son hallerini görüyoruz... MHP-CHP dayanışmasına ilişkin çok güzel fotoğraflar veriyorlar. Haklarında, Bir CHP-MHP koalisyonu olsa... bile dedirtiyorlar.
Bunda kızacak ne var?
Sadece muhalefet ortaklığıyla açıklanabilecek bir dayanışma resmi değil bu. Daha köklü bir ortaklığın ipuçlarını veriyorlar sanki.
Nasıl mı?
Daha önce de yazmıştım, küçük bir özet geçerek meramımı anlatmaya çalışayım.
Türkiye'de kurumsal hüviyet gösteren iki parti var. Biri, 27 Mayıs ayrışmasının ürünü olarak doğdu, milliyetçi özellikler gösteren sağ-muhafazakâr seçmen tabanına oturdu.
Diğerinin tarihi daha eskilere, Cumhuriyet'in kuruluşuna filan gidiyor... Daha kentli, daha kozmopolit, denilebilirse daha çağdaş özellikler gösteren bir parti.
Kurumsallıklarını, yönetim başarısına değil, İttihat ve Terakki'nin devamı olmalarına borçlular...
Biri İttihat ve Terakki'nin sağ kanadını, diğeri (herhalde zevahiri kurtarmak için) sol kanadını temsil ediyor.
Bunun böyle olduğunu, vaktiyle TBMM'de başkanlık yapmış bulunan -mer İzgi isimli MHP'li şahıs da itiraf etmişti:
CHP'nin baraj altında kalması mühim değil, parlamentoda biz varız ya...
Her şeyi sündürmeye meraklı bazı iyi niyetli insanlar, İzgi'nin dikkat çektiği benzerliğin konjonktürel bir duruma işaret ettiğini ileri sürmüştü ama, öyle değildi.
MHP'li arkadaş bir durumdan değil, düpedüz akrabalıktan, daha doğrusu genetik ortaklıktan söz ediyordu. Biz aynıyız demeye getiriyordu.
Gerçekten de aynılar...
Bu aynılığa (yani benzerliğe) Sosyalist Enternasyonal de sıklıkla vurgu yapıyor. Hatta, birliğin Alman temsilcileri, muhterem Onur -ymen'i kızdırmak pahasına, özgürlükçü olması beklenen CHP`nin bazı konularda MHP`den daha tutucu bir görüntü verdiğini, bu gidişle üyelik anlaşmasının askıya alınabileceğini filan söylüyorlar. Kimsenin gözünden de kaçmıyor gördüğünüz gibi...
İşte size, genetik ortaklığa işaret eden canlı ve kanlı örnekler.
Solcu ve demokrat olan CHP'nin, bazı konularda MHP'den hiç farkı yok:
İki parti de özgürlüklere karşı gardını almış durumda...
İkisi de demokratikleşmeye ve serbest piyasa ekonomisine kuşkuyla bakıyor...
İkisi de statükonun muhafazasından yana...
İkisi de AB karşıtı...
İkisi de sapına kadar milliyetçi...
İkisi de her türlü açılıma karşı...
Darbeler, muhtıralar, eylem planları ikisinin de umurunda değil.
İkisinin de mitinglerinde artık şehitler ölmez, vatan bölünmez sloganları atılıyor.
İkisi de mış gibi yapıyor. Biri muhafazakârmış gibi, diğeri sosyal demokratmış gibi yapıyor...
Birinin Kemal Anadol'u var, diğerinin Oktay Vural'ı var. İkisi de Ruhat Mengi'nin daimi konuğu.
Peki, kötü bir şey mi bu?
Hayır.
Madem olası bir CHP-MHP koalisyonu gündemdeymiş, herkes ait olduğu yeri bilsin diye yazıyorum.
(Ahmet Kekeç/ Star Gazete)